Podcast

Başımız Sağ Olsun: İnternet Öldü!

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

İnternette karşınızdakinin gerçekten bir insan olduğundan ne kadar eminsiniz? Bu bölümde 2021'de bir forumda ortaya atılan ölü internet teorisinden yola çıkıp bot trafiğinin insanı geçtiği bir internette gerçeği nasıl ayırt edeceğimizi ve bu kalabalıkta insan olmanın neden değer kazandığını konuşuyoruz.



Bu bölümde:

(00:00) Intro

(03:13) İçerik Enflasyonu

(07:31) İkiye Bölünen İnternet



Yaratıcı: Bebar Bilim | Cengiz Çalışkan

Yapımcı: Podbee Media

Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.

Bölüm Transkripti

1.405 kelime · ~7 dk okuma

Şu an bu bölümü dinleyen siz büyük ihtimalle gerçek bir insansınız. Ben de gerçek bir insanım. Ve internetin yaklaşık 30 yıllık tarihinde aslında hep çok temel bir varsayımla hareket ettik. Ekranın öbür tarafında birileri var.

Bir forumda bir şey yazdığınızda birileri okuyacak. Bir fotoğraf gördüğünüzde onu birileri çekmiş olacak. Bir yorumla tartıştığınızda o yorumu yazan bir insan olacak. Tabii spam vardı, bot vardı, sahte hesaplar vardı.

Ama bunlar internetin kendisi değildi. İnternetin içinde dolaşan gürültüydü. Galiba artık bu ayrımı yapmak o kadar kolay değil. Çünkü daha birkaç ay önce yayımlanan bir rapora göre 2025 boyunca ölçülen küresel web trafiğinin %53'ünden fazlası otomatik sistemlerden geldi.

Transkriptin tamamını oku

Yani botlardan. Bunun yaklaşık %40'ı da kötü niyetli bot trafiği olarak sınıflandırılmış. Yani eşik geçildi. İnternet üzerindeki hareketliliğin çoğunluğunu artık insanlar üretmiyor.

Ve zaten duymayan yoktur. Bir kullanıcı zaten bunu yıllar önce öngörmüştü. 2021 yılında internetin oldukça ücra köşelerinden birinde, bir forumda, Illuminati Pirate kullanıcı adlı biri uzun bir yazı yayınlamıştı. Kullanıcı adı da ilginçmiş bu arada.

Başlığı da şuydu. Dead Internet Theory. Most of the internet is fake. Yani ölü internet teorisi.

İnternetin çoğu sahte. Fikir aslında daha eski internet forumlarında bir süredir dolaşıyordu. Ama bu yazıyla birlikte bir adı oldu ve daha geniş kitlelere yayıldı. Teoriye göre internet 2016-2017 civarında bir yerde, bizim fark etmediğimiz biçimde ölmüştü.

Gördüğümüz içeriklerin, yorumların, etkileşimlerin giderek daha büyük bir kısmını gerçek insanlar değil otomatik sistemler üretiyordu. Hatta teorinin daha ileri versiyonları bunun devletler, şirketler veya başka güçler tarafından insanları manipüle etmek için bilinçli biçimde organize edildiğini iddia ediyordu. Ama bu biraz kolaya kaçmak oluyor. O yüzden size birazdan komplo teorisyenleri haklı çıktı demeyeceğim.

Çünkü bugün yaşanan şey bence bundan çok daha ilginç. Belki ortada interneti ele geçiren gizli bir organizasyon yok. Belki kimsenin interneti öldürmeye çalışmasına bile gerek yok. Çünkü internetin ekonomik sistemi, algoritmaları ve şimdi de üretken yapay zeka bir araya geldiğinde internet zaten kendi kendine insansızlaşmaya başlayacaktı.

Kaçınılmaz olan buydu. Biz bunun ne anlama geleceğine bakalım sizinle. Dünyamızı, dijital deneyimimizi ne yönde değiştirecek bu dönüşüm? İnternette insan yapay bir evren içerisindeki bir parazite, bir azınlığa dönüştüğünde sesimizi nasıl duyuracağız?

Bu kalabalık içinde gerçeği nasıl ayırt edeceğiz? Şöyle söyleyeyim, işimiz zor. Ama tünelin ucunda bir umut ışığı da var. Gelin bakalım.

Şimdi internet öldü demiştik ama işin boyutunu şöyle anlatalım istiyorum. Bu başta söylediğim internetin %53'ü artık bot demiştik ya, bu trafiği ifade eden bir oranda. Yani dolaşımı. İnternette dolaşan trafiğin yarısından fazlası demek bu.

Burada hala şu vardı ama. Ama trafikten ziyade internette bulunan içeriği hala çoğunlukla insanlar üretiyordu. Okuduklarımız, izlediklerimiz çoğunlukla insan üretimiydi. Ama işte bu konuda da durum pek iyi görünmüyor.

Bu yıl yapılan başka bir araştırma bize şunu gösterdi. 490 bin sayfa incelendi ve evet, chat GPD çıktıktan sonra internette bulunan içeriklerin %35'inde yapay zeka bulunduğu anlaşıldı. Bu oran önceki dönemde %10 bile değildi. Yani internette dolaşanlar değil sadece.

Çok hızlı bir şekilde internette bulunan içerikler de insansız bir çehreye bürünüyor. Yani siz de fark etmişsinizdir zaten. Ortalık toz duman şu anda. Hamam böceklerinden geçilmiyor malum.

O videoları görmüşsünüzdür. Futbol tayfa çok seviyor özellikle. İşin mizah tarafı bu tabii. Ama bu bize bir şeyler anlatıyor.

İçerik üretmek artık o kadar ucuzladı ki. 2. İçerik üretmek için harcanan emek Eskiden bir yazı yazmak, bir görsel hazırlamak, bir video üretmek için gerçekten birilerinin oturup uğraşması gerekiyordu. Şimdi birkaç dakikada yüzlercesini yapabiliyorsunuz.

Ve buna bir çeşit içerik enflasyonu diyebiliriz aslında. Para nasıl kontrolsüzce çoğaldığında değeri düşüyorsa, içerik de sonsuz miktarda üretilebildiğinde tek tek içeriklerin değeri düşüyor. Sorun artık internette yeterince içerik olmaması değil. Tam tersi.

O kadar çok içerik var ki değerli olanı bulmak zorlaşıyor. Gerçek bir insanın gerçekten yaşadığı, araştırdığı, düşündüğü bir şeyle birkaç saniyede üretilmiş bir AI içeriği aynı akışın içerisinde yan yana duruyor. Ama size daha can sıkıcı bir şey söyleyeyim. Evet, artık yavaş yavaş gerçek, organik içerik bulmak inanılmaz zorlaşacak.

Okuduğumuz, izlediğimiz neredeyse her şey AI üretimi olacak. Bunu zaten başka araştırmalarda görüyoruz. Yapay zekaya yazdırılmış metinler, aynı kelimeler, aynı tepkiler, aynı cümle kalıpları ve hatta aynı noktalama işaretleri. Şimdi tarihin en bilindik mekanizması nedir?

Dili kontrol ettiğinizde düşünceyi de kontrol edersiniz. Düşünceyi kontrol ettiğinizde tepkiyi de kontrol edersiniz. Aynı şeylere aynı tepkileri veren bir toplum düşünün. Şimdi bunu bir de şununla birleştirelim.

Bu bot hesaplar var ya, bot içerikler. Bunların her biri farklı elden çıkmıyor. Konu sadece mizah değil derken bundan bahsediyorum. Binlerce, bazen on binlerce hesap aynı yerden kontrol ediliyor.

İnternette bir ürüne bakıyorsunuz inanılmaz olumlu yorum yapılmış. Ürünü bir sipariş ediyorsunuz, alakası yok. Bir insan binlerce yerden aynı anda linçleniyor. Siz de katılıyorsunuz kervana.

Haklı çıkıyor o insan. Linçlendiğiyle kalıyor. Siz sonra anlıyorsunuz ki evet oyuna gelmişsiniz. O yüzden işte burası tekinsiz vadi dediğimiz yer.

Tekinsiz vadi aslında robotlarla ilgili bir kavram. Bir şey insana biraz benziyorsa sorun yok. Ama neredeyse tamamen insana benzediğinde en küçük tuhaflık bile rahatsız etmeye başlıyor. Çünkü beyniniz bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyor.

Ama neyin yanlış olduğunu çözemiyor. İnternette de yavaş yavaş tam buraya geliyoruz. Karşınızdaki hesap konuşuyor, şaka yapıyor, öfkeleniyor, size cevap veriyor. Her şey insan gibi.

Sonra yüzlerce hesabın aynı anda aynı kelimeleri kullandığını, aynı şeye kızdığını, aynı kişiyi hedef aldığını fark ediyorsunuz. Ve o anda kalabalık hala kalabalık görünüyor. Ama artık onun gerçekten kaç kişiden oluştuğunu bilmiyorsunuz. Belki bin kişi var karşınızda.

Belki 100 kişi, belki de sadece birkaç kişi binlerce hesap üzerinden sizin gerçeklik algınızı şekillendiriyor. Ve işte internetin gerçekten tekinsiz hale geldiği yer de tam burası. Buradan devam edeceğiz ama önce kısa bir ara verelim. Nerede kalmıştık?

Karşımızdaki o dev kalabalığın gerçekten kaç kişiden oluştuğunu artık bilmediğimiz bir noktada. İşte bunun neden bu kadar önemli olduğuna bakalım. Çünkü internetin bütün sosyal sistemi aslında çok basit bir şeye dayanıyordu. Kalabalığa.

Bir videoyu milyon kişi izlemişse önemli diye düşündük. Bir ürünün binlerce olumlu yorumu varsa iyidir dedik. Bir konu sürekli karşımıza çıkıyorsa herkes bunu konuşuyor sandık. Bir insan binlerce kişi tarafından eleştiriliyorsa herhalde bir şey yapmıştır dedik.

Ama artık bu sayıların arkasında gerçekten kaç insan olduğunu bilmiyorsak bütün bu sistem anlamını kaybetmeye başlıyor. Ve bundan sonra daha da garip bir şey olacak. Sadece sahte olana inanmayacağız diye dikkat etmeyeceğiz. Gerçek olana da inanmamaya başlayacağız.

Yavaş yavaş bu da başladı fark etmişsinizdir. Bir video gösteriyorsunuz, AI'dır diyor. Bir ses kaydı çıkıyor, yapmışlardır. Bir fotoğraf gösteriyoruz, gerçek değildir, AI'dır diyorlar.

Gerçek bir insan bir şey anlatıyor, onun bile bot olup olmadığı sorgulanıyor. Ya da anlattığı hikayenin senin hikaye ya da kurgu olup olmadığı. İşte bence asıl kırılma da burada. İnternet tarihinde ilk kez problem bilgiye ulaşamamak olmayacak.

Tam tersine bilgi sonsuz olacak. Kıt olan şey insan olacak. Gerçek bir insanın gerçekten gördüğü bir şey, gerçekten yaşadığı bir deneyim, gerçekten kendi cümlesiyle söylediği bir fikir. Ve belki de önümüzdeki yıllarda internette en değerli şey bugün en sıradan kabul ettiğimiz şey olacak.

Gerçekten karşımızda bir insan olduğundan emin olmak. Peki böyle bir internet nasıl çalışacak? Bence yavaş yavaş ikiye ayrılacak. Bir tarafta devasa, sentetik bir internet olacak.

Yapay zekaların içerik ürettiği, botların dolaştığı, agentların birbirleriyle konuştuğu, saniyede milyonlarca yeni metin, görsel ve video üretilen bir internet. Zaten büyük ölçüde o tarafa doğru gidiyoruz. Ama diğer tarafta çok daha küçük, çok daha kapalı bir insan interneti oluşacak. Gerçek insanların olduğu küçük topluluklar.

Ücretli forumlar, discord grupları, kapalı topluluklar. Kimliğin doğrulanabildiği alanlar. İçeriğin nereden geldiğinin belli olduğu sistemler. Çünkü artık açık internette her şey sonsuz hale geldiğinde insanlar tekrar küçük yerlere kaçacak.

Bir düşünün, eskiden internete girmemizin sebebi dünyadaki bütün bilgiye erişmekti. Yakında tam tersine biraz daha az bilgi görmek için para ödüyor olabiliriz. Ama o gördüğümüz şeyin gerçek bir insan tarafından yazıldığını bileceğiz. Human-made, insan yapımı bir kalite etiketine dönüşecek.

İnsan tarafından yazılmış bir makale, gerçek kamerayla çekilmiş bir video, doğrulanmış kullanıcının yaptığı bir yorum. Çünkü yapay olan ucuzladıkça gerçek olan pahalılaşacak. Ve bunun daha da ilginç bir sonucu var. Belki geleceğin internetinde insanların gördüğü internet aslında çok çok küçük bir bölüm olacak.

Sizin yerinize AI agentiniz alışveriş yapacak, otel bakacak, fiyat karşılaştıracak, bir şey araştıracak, başka agentlerle konuşacak. İnternette muazzam bir hareket olacak. Tarihte görülmediği kadar. Ama o hareketin büyük bölümünü siz hiç görmeyeceksiniz.

Milyarlarca makine birbiriyle konuşurken insanlar bunun üzerinde küçücük bir katmanda yaşayacak. Ve o zaman ölü internet teorisi çok garip bir şekilde gerçekleşmiş olacak. İnternet ölmeyecek. Belki hiç olmadığı kadar canlı olacak.

Sadece o hayatın büyük kısmı artık bize ait olmayacak. Ama başta da söylediğim gibi biraz da umut var. Çünkü bütün bu gürültü arttıkça gerçek insanın değeri de artacak. Gerçek deneyim, gerçek uzmanlık, gerçek hata, gerçek mizah, gerçek bir fikir.

Yani yapay zeka çağında bizi değerli yapan şey kusursuz olmak değil. Tam tersine gerçek olmak olacak.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)